ŞİDDET SADECE DOKTORLARA MI ?

ŞİDDET SADECE DOKTORLARA MI ?

16:22:17 | 2020-01-09

ŞİDDET SADECE DOKTORLARA MI ?

Dünyanın neresine giderseniz gidin, doktor en itibarlı mesleklerden birisidir. İnsanı sağlığına kavuşturduğu için, hatta hayata döndürdüğü için gerçekten kutsal bir meslek. En azından ben böyle görüyor ve tasvip ediyorum. Benim için çok değerli bir meslek.

Yıllarca zorlu bir üniversite eğitimi ve sonuçta beyaz önlük ve steteskopa kavuşmak….

 Her babayiğidin harcı değil.

Gözümüzde şöyle bir seneryo canlandıralım. Doktor kapısında bekleyen onlarca kişi.var. Herkesin numaratör sistemi ile içeri girmesi beklenirken, açılan kapıdan içeri bir anda üç-beş kişi giriyor. Kimi rapor gösterecek, kimi reçete alacak, kimza-kaşe filan. Hakikaten zor bir iş. Hem hastaların tedavisi ile uğraşacaksın, hem de karşında birikenlerin sorunlarını gidereceksin. Bu yoğunluktan kurtulalım. Daha az iş yoğunluğu olan bir hastaneye gidelim   

Sonrasında ne mi oluyor? Bir ilçeye gitmişsin, köyden bir hemşehrimiz ahırdan çıkmış, üzerine koku sinmiş doktor beni iyileştir diye karşınıza çıkıveriyor. En üst ve en alt karşı karşıya. Vay bee ne olacak şimdi durum. Şahsen ben doktor olsam bir diplomama bakarım bir de Hipokrat yemini sebebi ile karşımdaki canlıya, insana… Tedavi etmek zorundayım. Kabul ama nasıl?

Heeeyyyy haaaatttt.

İşte böyle bir şey sanırım doktor olmak.

Haa bir de pratisyen doktor olmak var. İşin en zor kısmı bu.

Adam yerine konmamak (!)

Halbuki birisini mesleki veya zanaat alanında değerlendirebilmek için en az değerlemeye alacağınız kişi kadar bilgi sahibi olmanız gerekirken kim alır kayda bu düşünceyi ….

Konuşan ve düşünen toplumu bulmak zor; yazık.

Neyse dönelim doktor hasta iletişimine…

***

Birkaç hafta önce idi. Deri altında oluşan küçük bir kist için doktor beni muayene etti.

Beni rahatsız eden şikayetleri söylerken,

-          Şikayetinizin bunlarla alakası yok, dedi.

buraya kadar güzel. Sonra demesin mi ?

-          Saçların da dökülmüş bununla da mı bağdaştıracaksın ?

Bir anda kendi kendime ‘’döver misin, söver misin’’ dedim.

Yukarıda övgü ile bahsettiğim meslek mensubu şimdi yerlerde sürünür oldu.

Sürünen meslek değil. Doktor değil.

Karşımdaki doktor bir anda gereksiz yere saçmalayan embesil bir organizma oldu.

Kapısını çarptım; çıktım. Hastanede başka bir işim daha vardı. Onu da kızgınlıkla unuttum. Hatırladığımda doktor olan o embesil organizmaya biraz daha sinirlendim. Televizyonda, gazetede doktora şiddet haberlerini gördüğümde o durumu yaşadığım için kimi zaman hak veriyorum. Ben sabırlı ve sakinim ama herkes de ben gibi sakin olamaz ki..

***

Doktor her zaman rutin işini yapıyor. Bas numaraya sırası gelen hastayı al içeri, yaz reçetesini gönder. Bu son derece olağan bir iş iken hasta için durum farklı. Hasta  gergin burnundan soluyor. Kimi zaman ölecek mi kalacak mı, derdinde ….

Şartlar eşit değil. Doktor tarafında özgüven ve rahatlık, hasta tarafında gerginlik.

 ***

Hastaneden kurtuldum. Eve dönerken şehiriçi otobüse bindim. Otobüs çok kalabalıktı. Anıtparkta ineceğim sırada sanırım lise öğrencileri idi. Otobüsün çok kalabalık olması sebebi ile arkadan bindiler. Bir taraftan inen yolcularla da adeta çarpıştılar. İnen bir vatandaş gençlerin bu davranışının uygun olmadığını söyledi. Ama söylediğinede pişman oldu. Bir laf dedi; on laf işitti. Tam bu sırada ben de bu akıl küpü lise öğrencilerine (!) sürtünerek inmek zorunda kaldım. Diyorum ki bu çocuklardan biri doktor olursa ….




ETİKET :   doktor

Tümü